PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fikralar Baska Konu Acmayin !


ReDCoDe
05-03-2008, 06:10 PM
Yas Tutuyorlar
Hocanın tavuğu ölmüş. civcivlerin de başı boş kalmış. hoca kaybolmalarından korkmuş. boyunlarına siyah bezler bağlamış. sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış. meraklı bir komşusu sormuş: -hoca o civcivlerin boynundaki de nedir? komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:- anneleri öldü de yas tutuyorlar

Kimin İçi Yanıyor?
Bir bayram günü nasreddin hoca komşusuna ziyarete gidince komşusu her misafire olduğu gibi hocaya da bal ikram ediyor. bir tepsi içinde gelen koca bir petek baldan her gelen misafir bir iki kaşık alır çekilirmiş. komşusu bakar ki hoca kaşığı daldırdıkça daldırıyor. peteğin yarısına gelmiş daha duracağa da benzemiyor. dayanamayıp:
- 'aman hoca fazla yeme yoksa için yanar.' deyince hoca cevabı yapıştırır:
- 'kimin içinin yandığını allah bilir.'



Üç tane vampir (ingiliz vampir, fransız vampir ve vampir temel) bir uçağa binmiş seyahat ederler. aradan bir süre geçtikten sonra ingiliz vampir acıkır ve uçaktan ayrılarak aşağılara doğru süzülür. dolanır dolanır ve ağzı burnu kan içinde geri gelir. hemen sorarlar:
-eeee ne yaptın?
-şu aşağıdaki arabayı gördünüz mü?
-evet gördük
-peki onun yanındaki çifti gördünüz mü?
-evet gördük
-peki onlardan erkek olanını gördünüz mü?
-gördük
-işte ben onun kanını içip geldim.
Yolculuk devam eder. bir süre geçtikten sonra fransız vampir aralarından ayrılır. o da dolandıktan sonra geri gelir. onun da ağzı burnu kan içindedir. sorarlar:
-ne yaptın?
-şu aşağıdaki evi gördünüz mü?
-gördük
-onun yanındaki kütüğü gördünüz mü?
-gördük
-ya ona yaslanmış uyuyan adamı?
-evet gördük
-işte ben onun kanını içip geldim.
Yolculuk yine devam eder. sıra vampir temel'e gelmiştir. uçaktan ayrılıp aşağılara doğru süzülür. bir süre sonra o da ağzı burnu kan içinde geri döner. sorarlar:
-eeee sen kimin kanını içip geldin?
-şu aşağıdaki gölü gördünüz mü?
-gördük.
-peki onun yanındaki ağacı?
-evet gördük
-ya onun yanındaki direği gördünüz mü?
-tamam gördük
-işte ben o direği görmedim...

ReDCoDe
05-03-2008, 06:11 PM
paraşütçü temel

Temel askerliğini paraşütçü olarak yapıyormuş. birgün rüyasında rahmetli annesini görmüş ve annesi temele demiş ki "oğlum temel birdahaki paraşütle atlayışında paraşütün açılmayacak ve öleceksin"

Ertesi gün temel paraşütle atlayışa çıkmış ama surat bir karış. bunu gören komutanı temele ne olduğunu sormuş temelde gece rüyasını anlatmış bunun üzerine komutanı o zaman paraşütlerimizi değişelim demiş ve paraşütleri değişmişler.
İlk temel atlamış uçaktan ve paraşütü açılmış havada yavaş yavaş süzülüyormuş.arkasından komutanı atlamış hızla temelin yanından geçmiş.temel sormuş

- komutanum nere gidiyorsunuz? diye

Komutanıda cevap vermiş

- "ananın yanına gidiyorum temel ananın" demiş

ReDCoDe
05-03-2008, 06:11 PM
Adamin azgin bir horozu varmis.Her sabah kendi tavuklarinin isini bitirdikten sonra yan komsunun tavuklarina sira geliyormus.Onlarin da isini bitirdikten sonra diger komsunin tavuklarina geciyormus.Adam sonunda horozunu uyarmaya karar verip ona
-"Horozum kendini cok yorma sonra hastalanip olup gidersin" demis.Ama yine horozu ona dinlemeyip bildigi yoldan sasmamis.Bir sabah adam bakmis horozu coplukte uzanmis yatiyor.
Adam uzulerek horozunun yanina gidip,
Horozum cilli horozum ben sana dememismiydim cok yapma oleceksin diye.Bunun uzerine horoz sahibine donerek,
-"Susss,yukardaki akbabalarin yere inmesini bekliyorum demis!!

ReDCoDe
05-03-2008, 06:11 PM
Bir C++ programcısı, kafasında son projenin detaylarıyla boğuşurken bir sesle irkilir, "Hey, genç adam lütfen beni kurtar!" programcı telaşla etrafına bakındığında sesin yerde duran bir kurbağadan geldiğini anlar ve çok şaşırır!Kurbağayı eline alır ve kurbağa tekrar konuşmaya başlar,
"Teşekkür ederim.Ben aslında güzel bir prensesim. Bir büyüyle beni kurbağa haline getirdiler. Eğer sen beni öpersen tekrar eski güzel halime dönebilirim"Programcı,
"Vay canına" der ve kurbağa elinde olduğu halde yoluna devam eder. Kurbağa,
"Bak, anlamadın herhalde.Lütfen beni öp ve tekrar bir prenses olayım. Sana ne istersen veririm anlıyormusun? NE İSTERSEN!"
Programcı heyecanla yoluna devam eder. Kurbağa,
"LÜTFEEN! beni öp ve eski halime döneyim! sana bir erkeğin isteyebileceği EN ZEVKLİ ŞEYİ vereceğim! hem de bir yıl boyunca!".
Programcı omuzlarını silker,

"Ben bir programcıyım bebeğim.Bir kıza ayıracak zamanım yok. Ama konuşan bir kurbağa yeterince ilginç!"

ReDCoDe
05-03-2008, 06:11 PM
KÜÇÜK BOB
George Bush bir ilkokulu ziyaret eder. Cocuklara:
- Sorusu olan var mi? der. ve kücük Bob sözü alir.
- Benim üc sorum olucak:
1- Secimlerde daha az oy almaniza ragmen nasil olduda Baskan oldunuz?
2- Hiroshima'ya atilan atom bombasi sizce dünyanin en büyük terör faaliyeti
degilmidir?
3- Hicbir neden yokken neden Irak'a saldirmak istiyorsunuz? Aniden zil calar
ve cocuklar tenefüsse cikarlar. Cocuklar geri döndügünde bu sefer sözü kücük
Tom alir. Benim bes sorum olacak:
1- Secimlerde daha az oy almaniza ragmen nasil olduda Baskan oldunuz?
2- Hiroshima'ya atilan atom bombasi sizce dünyanin en büyük terör faaliyeti
degilmidir?
3- Hicbir neden yokken neden Irak'a saldirmak istiyorsunuz?
4- Bugün neden zil 30 dakika erken caldi?
5- Bob nerede?

ReDCoDe
05-03-2008, 06:11 PM
Eğer bir berber bir hata yaparsa, bu yeni bir tarzdır...
• Eğer bir şoför bir hata yaparsa, bu bir kazadır...
• Eğer bir doktor bir hata yaparsa, bu bir müdahaledir...
• Eğer bir mühendis bir hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır...
• Eğer ebeveynler bir hata yaparsa, bu yeni bir kuşaktır...
• Eğer bir politikacı bir hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır...
• Eğer bir bilim adamı bir hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir...
• Eğer bir terzi bir hata yaparsa, bu yeni bir modadır...
• Eğer bir öğretmen bir hata yaparsa, bu yeni bir teoridir...
• Eğer bir patron bir hata yaparsa, bu bizim hatamızdır...
• Eğer bir personel bir hata yaparsa, bu bir "HATA" dır

ReDCoDe
05-03-2008, 06:12 PM
Bir Türk, Japon arkadaşının daveti üzerine Japonya'ya gidiyor. Birkaç gün gezdikten sonra arkadaşı onu çalıştığı fabrikaya g*türüyor. Teknoloji muazzam. "Bak !", diyor Japon : "Burada robot yapıyoruz. Şu Robotlar öğle yemeğini hazırlar ve getirir. Şunlar bebek bakar. Şunlar araba bile kullanır." Bizim Türk vatandaşı hayretler içinde kalır. Dolastıkça gözleri fal taşı gibi açılır. Japonya'dan ayrılırken arkadaşı Türkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini görmek istediğini söyler. Ve o gün gelir. Fakat bizim Türk nereyi gezdireceğini bir türlü bilemez. Düşünür ne göstermelide altında kalmamalı Japonyada gördüklerinin. Aklına hamam gelir. Japon ne anlar Türk Hamamından. Alır g*türür. Japona ilginç gelir: "Ne oluyor burada?" "Biz burada insan yapıyoruz." " Sahi mi?" der Japon. Bir odanın kapısını açarlar. İçeride tellak bir adamın kolunu ovmaktadır. "Bak der bizimki, burada kollar monte ediliyor." " Bir başka odada bacak ovulmaktadır. "Buradada bacaklar takılıyor." Japon bu sefer hayrette. Diğer odanın kapısını açarlar. İçeride bir kadının üstünde bir erkek iş üstünde. Japon sorar : "Peki burada ne oluyor." "Burada montaj bitmiş delikler açılıyor."

ReDCoDe
05-03-2008, 06:12 PM
TAHLİL MAKİNESİ

Adamın biri tahlili için bir laboratuara gitmiş ve "Efendim ben bu konulara çok titizim, lütfen tahlilde bir yanlışlık olmasın demiş" Yetkili ise "Aman efendim bizim makinemiz son teknoloji ürünüdür, kesinlikle hiçbir hata olmaz" diyerek makineyi uzun bir süre övünce bizimki sinirlenmiş ve "Hadi bunu bulsun da göriyim" diyerek hanımının idrarını, kızının idrarını ve de arabasının motor yağını karıştırarak tahlile vermiş. Tahlil sonucunu ise yetkili açıklamış: "Karınızın durumu iyi, kızınız hamile, arabanızın ise yağının değiştirilmesi gerekiyor

Palavranin böylesi

Avcilar toplanmis, yine palavra atiyorlarmis. Cok yasli birinin de cani cekmis. Bir tanecik de ben patlatayim demis: ''Bir gun ustume tam uc tane aslan saldirdi. Birini vurdum ama kursunum bitti. Birinin de kafasini dipcikle dagittim. Bu sefer de tufek kirildi. Ucuncusu beni kovalamaya basladi... Kactim... Kactim... Ama arslan pesimi birakmiyor!..'' Arkadaslari: ''Agaca ciksaydin!'' demisler. Ama yasli avci, oyle kolayca kurtulmayi kendine yedirir mi?.. ''Etrafta agac, magac yok!.. Onum ucurum, arkam arslan... Derken, dar bir kopruye rastladim. Hemen daldim. Ama bir de ne goreyim?.. Koprunun yarisi yikilmis. Asagisi 300 metre ucurum... Sap gibi yikik koprunun ortasinda kalakaldim. Arslan da ustume geliyor... Geldii!.. Geldiii!.. Geldiii!..'' Ihtiyar aska gelip kendini oyle bir zora sokmus ki, kurtulmanin mumkunu yok. ''Geldi!.. Geldii!..''ler uzayinca, arkadaslari oykuyu kisa kesmek icin: ''Eee!.. Sonra ne oldu?'' diye soruvermisler. Duruma care yetistiremeyen ihtiyarcik ne yapsin: ''Sonra arslan beni yedi!'' demis. ''Amma da attin haa!.. Iste yasiyorsun...'' Ihtiyarcik, titreyen eline, ayagina bakip boynunu bukmus. ''Buna da yasamak mi denirbe!..

Bonker berber

Kasabanin hocasi berberde tras olmus. Sira ücreti ödemeye gelince; - Para istemez efendim, demis berber, bu benim dinime bir hizmetim olsun... Berber ertesi sabah dükkani acmaya geldiginde kapisinda 12 adet dua kitabi bulmus... O gün polis sefi trasa gelmis. Tras sonunda borcunu sorunca: - Ücret istemez beyim, demis berber, bu benim topluma bir hizmetim olsun... Berber ertesi sabah kapisinda polis sefi tarafindan birakilmis 12 cikolata bulmus... Bir milletvekili trasa gelmis.Sira ücret ödemeye gelince: - Gerek yok sayin parlamenter, demis berber, bu benim Meclis'e bir hizmetim olsun. Berber ertesi sabah ise geldiginde bakmis kapida 12 milletvekili bekliyor.

ELIM SENDE
Delinin biri sokakta dolasirken adamin birine usulca yaklasir,adam korkarak kaçar oda arkasindan.Sonunda kacacak yer kalmaz,adam:

-"Lütfen öldu

ürme" diye inlerken deli yaklasir, adam korkudan bayilmak

üzeredir,deli gelir dokunur ve:

-"Elim sende sen yakala" der.

KIRMIZI OTOBÜS
Bir gün doktorlar delileri test etmek istiyorlarmis ve kim akillandiysa, onu birakacaklarmis. Duvara kocaman bir resim asmislar. Resim kirmizi otobüs resmiymis. Doktarlar delilere "Atlayin otobüse" demisler. ve deliler resime dogru yürüyüp girmeye çalismislar. Bir deli arkada dikilmis. Doktorlar "Bu neden otobüse girmiyor" diye. Deli cevaplamis:

-Biletim yoktu...

YAPISTIM
Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis. Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis.

En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:
-"Bunlar neden böyle zipliyorlar?"
-"Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis

Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.
-"Sen neden ziplamiyorsun?"
-"Ben tavaya yapistim..."

ReDCoDe
05-03-2008, 06:12 PM
Bardak

Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister.Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen

Kefenin cebinde

Zenginin biri ölümüne yakin, biri doktor, biri papaz, digeri avukat üc yakin arkadasini cagirmis yanina... Bir ricada bulunmus: - 300 bin dolarlik tasarrufum var, demis, bunu yanimda oteki dunyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Size simdi 100'er bin dolar verecegim. Bu paralari ne olur ben gömülürken kefenimin ic cebine koyuverin... Adam ölmüs... üc arkadas verdikleri sözü yerine getirmisler. Bir sure sonra doktor vicdan azabina yakalanmis. Diger iki arkadasini cagirarak onlara itirafta bulunmus: - Hastanenin cok acil ihtiyaci vardi, onun icin 100 bin dolarin 20 bin dolarini hastaneye sarfettim, kefene 80 bin koydum... Papaz: - Maalesef ben de ayni günahi isledim, demis, paranin yarisini klisenin insaatina ayirdim. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum... Avukat : - Ben sözümü aynen yerine getirdim, demis, kefenin cebine 100 bin dolarlik cek koydum...

ANAHTAR

Temel yillarca deliler hastanesinde kalmistir.
Doktorlar bir gün delilerin akillanip akillanmayacagini test etmek için hepsini bir araya toplarlar. Doktorun biri duvara son model bir mercedes çizer ve herkese bu arabaya binmelerini söyler.
Delilerin hepsi arabaya binmeye çalisirlar ama Temel hic orali olmaz.
Doktorlar merak icinde:
-"Niye binmiyorsun arabaya, az sonra gitcek."
Temel:
-"O araba gidemezki."
Doktor:
-"Neden gidemez?"
Temel:
-"Çalismiyor da ondan."
Doktor:
-"Niye çalismiyormus?"
Temel:

-"Çünkü anahtari bende de ondan."

Volkan
05-03-2008, 06:37 PM
— 48 numaralı odada
yatan genç kızla görüşmek
istiyorum.

Nöbetçi hemşire sordu:

Hay hay! Siz nesi oluyorsunuz hastanın?
Ben mi? Erkek kardeşi?
Bu sırada hemşirenin yanında duran hanım hemen atıldı:

— Öyle mi? Çok memnun oldum tanıştığımıza. Ben
de annesiyim...

Volkan
05-03-2008, 06:37 PM
Çok güzel kizil sacli bir bayan doktorun ofisine girer ve her yerinin agridigini söyler.
"imkansiz" der doktor "Gösterin lütfen bana"
Kizil parmagini uzatir sol gögsüne bastirir ve çiglik atar, sonra dirsegine bastirir bu sefer daha fazla aciyla bagirir. Dizine bastirir ve çiglik atar, ayak bilegine bastirir ayni sekilde. Neresine dokunsa çiglik atmaktadir.
Doktor, "Gerçek kizil degilsiniz degil mi" der.
"Eee, degilim" der kizil, "Aslinda sarisinim"
"Tahmin etmistim" der doktor, "Parmaginiz kirik

Barda uzun süre tek başına içki içen adam bir süre sonra barmene "Biliyor musun, ben sol gözümü ısırabilirim" demiş Doğal olarak barmen buna inanmamış. 1,000,000 Lirasına iddiaya girmişler. Adam, takma olan sol gözünü çıkarmış; ısırmış ve barmenin hayret dolu bakışları arasında parayı cebine atmış. Bir kaç kadeh daha içtikten sonra adam gene barmene dönmüş ve "Biliyor musun" demiş; "ben sağ gözümü de ısırırım!" Adamın tavırlarından kör olmadığını; dolayısıyla öbür gözünün de takma olamayacağını düşünen barmen, parasını kurtarabilmek umuduyla hemen 1,000,000 sına iddiaya girmiş. Adam sakin sakin takma dişlerini çıkarıp sağlam olan sağ gözünü de ısırmış. Aradan bir kaç saat geçince, müşteri barmene "İki milyonunu kurtarmak için sana bir fırsat vermek istiyorum" demiş. "İki milyonuna iddiaya girerim ki bu oturduğum yerden taaa öbür köşeye yerleştireceğin bir bira şişesinin içine, bir damla bile etrafa sıçratmadan işeyebilirim." Barmen uzun uzun bu işin altında nasıl bir üç kağıt olabileceğini düşünmüş; bulamamış ve iddiayı kabul etmiş. Salonun en uzak köşesine bir şişe yerleştirmişler ve adam işemeye başlamış. Değil etrafa bir damla damlatmamak; ortalığı tam anlamıyla berbat etmiş. Barmen paralını kurtarmanın sevinciyle olduğu yerde zıplamaya başlamış. Biraz sakinleşince adama dönüp "Kesinlikle kaybedeceğini bile bile neden böyle bir iddiaya girdin?" diye sormuş. "Kaybettiğimi de nerden çıkardınız?" demiş adam; "Şu karşı masada oturan iki asık suratlı adamı görüyor musunuz? İşte onlarla ""barın orta yerine işerim, barmen de sevinçten zıplar"" diye 5'er milyon lirasına iddiaya girdim".

Volkan
05-03-2008, 06:40 PM
ATEIST bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest oluyormus. Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütün gücüyle kaciyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu farkediyormus. Dakikalarca süren bir kacisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pencesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam; "TANRIM!!!" diye bagirmis. Bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir i*** hüzmesi adamin üzerine parlamis. Cok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yillarca bana inanmadin, yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin,sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulummu saymaliyim?"demis. Adam utanc icinde: "Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik,ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: "Peki." diye karsilik vermis ve i*** kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis. Hersey eski haline dönmüs.Ayi pencesini indirmis, iki pencesini de göge dogru cevirmis, ve konusmaya baslamis: "Tanrim, senin rizkinla orucumu aciyorum,hamdolsun verdigin nimetlere."

lerden birini
tahsis ediyor ve super bir Mersedesle seni gonderiyorum" Melek ikinciye sormus?
"Iyi bir adam mi idin?Karini hic aldattin mi?"
"Ufak tefek kacamaklarim olmustur ama genelde iyi idim"
Melek ekrana bakmis,
"Dogru soyluyorsun.Cennette orta sinif bir yer tahsis
ettim ve bir Uno ile seni gonderiyorum"
Melek ucuncuye sormus
"Iyi bir adam mi idin?Karini hic aldattin mi?"
"Valla yakaladigim her firsati degerlendirdim.Guzel bir
hayat
surdum.Cok kadinla beraber oldum ama icimde kotuluk yoktu"
Melek ekrana bakmis
"En azindan dogru soyluyorsun,mert ve icinde kotuluk
olmiyan
adamsin.Seni
de cennete gonderiyorum.Disarda bir Mobilet var.Bin ve git"

Arkadan yola cikanlar bir sure sonra bir
bakmislar,Mersedesli
arkadaslari arabayi kenara cekmis agliyor
"Ne oldu? Ne bu durum?"sormuslar.
"Biraz once karimi gordum.Patenle ilerlemeye calisiyordu"

Elektrik supurgesi saticisi, bir apartman dairesinin
kapisini calmis, kapiyi acan bayana
- "Hanimefendi, bu elimde gormus oldugunuz kovanin
icinde at pisligi var!" demis ve bu bir kova pisligi
evin icine dogru savurarak dokuvermis.
Sonra da
- "Hanimefendi, elimdeki elektrik supurgesi ile 10
dakika icinde bunu temizleyemezsem,
bu pisligi yiyecegim..!"
Kadin saticiya soyle bir bakmis
- "Beyefendi, ustune domates sosu da istermisiniz?
Elektrikler ke*** de ....

ÖPÜCEKSE ÖPSÜN
Delikanli sevgilisini aksam eve birakir.Evin önünde masum bir fisiltidan sonra ateslenir.Bir elini duvara dayiyarak
- "Beni bir öpermisin"..
Kiz:
- "Delimisin evin önünde annemler görür" der..
Erkek:
"Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni cok seviyorum..."
Kiz:
"Ben de seni ama olmaz..."
Erkek cok atesli tabi devamli israr eder.. bir ara aniden merdivenlerin isigi yanar ve kizin kücük kiz kardesi belirir.
Kücük kiz:
- " Babam diyor ki öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmisim, o da olmazsa kendisi gelecekmis ama o hayvan oglu hayvana söyle elini diyafon dügmesinden ceksin dedi"

SAF KIZ
Saf kizin bir tanesini erkek arkadaslari erik agacina cikmasi icin israr ediyorlarmis. "Agaca cikarsan sana para verecegiz hediye alacagiz..." diye kandirmaya calisiyorlarmis. Kizcagiz da suphelenmis, gelmis annesine sormus. "Anne bu arkadaslarim benim erik agacina cikmami neden bu kadar israrla istiyorlar?". Annesi, "Kizim onlar seni erik agacina cikarip asagidan küloduna bakacaklar." diyor ve pesine nasihati veriyor "Sakin cikma." Kiz da "Peki"diyor.
Ertesi gunu kizin annesi bakiyor ki kizinin elinde bir suru hediye ve para ile geliyor. Annesi cikisiyor "Seni erik agacina cikardilar degil mi....!"
Kizi, "Anne ciktim ama külodumu cikaripta ciktim. Onlar da benim külodumu goremediler. Ben külotumu gosterecek kadar saf miyim...?"

HOSTES
Uçak New York'a yaklaşırken iki pilot konuşmaktadırlar. Ne var ki mikrofon açık kalmıştır ve konuşulanlar bütün yolcularca dinlenmektedir.

- New York'a iner inmez, önce ılık bir banyo yapacağım. Sonra buzlu bir duble viski içeceğim, sonra da o sarışın saçlı, uzun bacaklı hostesle...

Bunları duyan sarışın saçlıi uzun bacaklı hostes hemen pilot kabinine doğru koşmaya başlar. Yaşlı bir yolcu, hostesin yolunu keser:

- Acele etme kızım. Bırak da rahat rahat viskisini içsin.

PAPAGAN
Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle:

- "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş:

- "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."

Yeni mahallesinde kahvede sohbet eden adama arkadaşları:

''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun.

Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat yoksa pısırık olduğunu düşüneceğiz.'' derler.


''Kısaca anlatayım..'' der adam.


''Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz.

Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi.


Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi.

Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi ve at'a 'Üç' dedi ve çeyizinden


tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu. Ben şok olmuştum...

Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi ata neden vurdun kadın manyak mısın sen?'' diye bağırdım...


Karım arkasını döndü ve bana 'Bir' dedi.


Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim.

Üniversite Hocası
üniversitede hocanın biri her derse başlarken önce bir fıkra
anlatırmış ama fıkralar hep belden aşağı olduğundan bütün
kız öğrenciler rahatsız olurmuş. bir gün kızlar toplanıp bir
daha böyle bir fıkra anlatılınca sınıfı toplu olarak
sessizce terk etmeye karar vermişler. ama bizim hoca olayı
duyunca sınıfa hazırlıklı gitmiş ve fıkraya başlamış;
"hindistanca ciddi oranda fahişe eksiği olduğunu duymuşmuydunuz?"
kızlar cümleyi duyunca hemen ayaklanmışlar ve bizimki şöyle devam
etmiş;
"hanımlar , ne aceleniz var. hindistan gemisi yarın hareket
ediyormuş!!!"

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :
-Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 10'da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.
Pazar sabahı saat 10'da tüm basın mensupları toplandılar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı.Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :
-Bakan yüzme bilmiyor!

Adam, avlanmanın son derece yasak olduğu, yakalanınca çok yüklü para
cezalarının kesin uygulandığı milli parkta, göl kenarında, kucağında
kocaman
bir balık ile parkın polis müdürüne yakalanmış..
"Avlanma izniniz var mı?.." diye sormuş, polis müdürü..
"Yok.." demiş adam, "Gerek de yok çünkü bu balığı ben evimde besliyorum.
Her gün buraya gelip gölde bir müddet yüzdürüyorum, ıslık çalıyorum dönüp
geliyor, alıp eve götürüyorum.."
"Tamamen palavra..!" demiş polis müdürü, "Balıklar bu dediğinizi
yapamaz.."
"İnanın bu gerçek efendim.. İsterseniz göstereyim.."
"Tamam.. Görelim bakalım.."
Adam balığı gölün derin sularına bırakmış, aradan birkaç dakika geçmiş,
polis müdürü adama dönüp "Evet?" demiş
"Evet ne?"
"Ne zaman geri çağıracaksın?"
"Neyi?"
"Balığı.."
"Hangi balığı?.."

Ispanya'da Maria adinda bir kadinin ilk evliliginden 12 tane

cocugu olur. Gel zaman git zaman derken esi vefat eder.Belli bir

süre

geçtikten sonra Maria yeniden evlenir ve bu evliliginden 15 tane

daha cocugu olur.

Aradan on yil geçtikten sonra ikinci esi de Allah'in rahmetine

kavusur.

Esinin vefatinin üstünden fazla bir zaman geçmeden Maria da

ölür.

Cenazesinde rahip konusmaya baslar: "En sonunda Allah

Ahiret'te onlari bir araya getirdi."Maria'nin çoçuklarindan biri:

"Peder hangi esinden bahsediyorsunuz. Birincisi mi yoksa ikincisi mi?"Peder:




"Hayir, ben bacaklarindan söz ediyorum."

Ferit ölüm dösegindedir.

Karisi Cavidan da bu son anlarinda onun

yanindadir ve çok üzgündür.

Kocasinin elini tutar ve gözlerinden

yaslar bosalir. Ferit son gücüyle fisildar .

"Cavidan!"

Cavidan yasli gözlerle;

"Sus sevgilim!" der.

Ferit;

"Cavidan sana itiraf etmem gereken bir

sey var" der.

Cavidan;

"Kendini yorma sevgilim. Itiraf edecek

hiçbir sey yok!" der.

Ferit israrla;

"Hayir var! Huzur içinde ölmek

istiyorum" der

Cavidan susar ve dinler.

Ferit devam eder;

"Kizkardesinle yattim. En iyi arkadasin

ve

annenle de yattim" der.

Cavidan sukuneti bozmadan ve kocasinin

elini

birakmadan cevaplar;

"Biliyorum sevgilim. Seni o yüzden

zehirledim zaten"

Coca Cola' nin pazarlama temsilcilerinden biri Ortadogu'daki gorevinden
buyuk bir hayal kirikligiyla geri donmus. Bir arkadasi "sence Araplar
uzerinde niye basarili olamadiniz?" diye sorunca :"Beni Ortadogu'ya ilk
gonderdiklerinde kendime cok guveniyordum, tek sorun Arapca bilmememdi.
Onlara vermek istedigim mesaji yanyana 3 poster halinde duzenledim.
Birinci posterde kizgin colde kumlarin ustunde surunen, susuzluktan
kavrulmus bir adam cardi. Ikinci posterde adam, yerde buldugu Coca
Cola'yi iciyordu. Ucuncu posterde ise adam, diriliyor, ayaga kalkiyor
ve capcanli oluyordu." Bunu duyan arkadasi "Eeee .. bu harika bir
reklam, niye ise yaramadi ki?" deyince pazarlamaci su cevabi verir :
"Tamam da, Araplarin sagdan sola dogru okuduklarini bilmiyordum ki !!"

ben bu fıkraya körler sağırlar birbirini ağırlar dedim

> Temel, çocuk kacirip fidye istemege karar vermis. Sehrin büyük bir
parkinda
> çocugun birini gözüne kestirmis. Once bir not yazmis; "Cocugunu
> kaçırdim.Bunu yaptigim icin uzgunum ama kusura bakma cunku gercekten
paraya
> ihtiyacim var.Yarin sabah saat 7'de falanca parktaki filanca agacin altina
> bir siyah cantada 5 milyar getir. Imza: Laz."
>
> Cocugun yanina gitmis, notu çocugun ceketinin ic cebine koyup,dogruca
evine
> gitmesini ve notu babasina gostermesini söylemis. Ertesi sabah parka
> geldiginde soyledigi agacin altinda,soyledigi renkteki cantada icinde 5
> milyar olan emaneti bulmus. Baska bir notla birlikte; "Paran burada ama
bir
> usagin hemserisine böyle birsey yapmasina inanamiyorum"

Camii hocasi hanimlara vaaz veriyormus. Kadinlardan biri sormus -Hocam
bir doktorla yatarsak onun cezasi ne kadar hoca
- 3 sene demis
-avukatla yatarsak?
- 5 sene
-ogretmenle yatarsam?
- 4 sene
- peki hocam hocayla yatarsam?
hoca
- seni gidi seniii sen cennete gitmek istiyorsun galiba...

Bi kac danede benden

Bir gün Trabzon'a bir Japon gelir. Kahvehanenin kapısını tekmeyle açarak içeri girer ve bağırır:
-Kim lan buranın dayısı?
Temel kalkar:
-Benim lan ne var!
Japon:
-Gel lan dışarı.
Dışarı çıkarlar. "Pat küt" sesler duyulur. Az sonra Japon içeri girer ve hafif öne eğilerek "Karate" der. Kahvehanedekiler çıkıp bakarlar ki Temel perişan vaziyette yerde yatıyor.
Ertesi gün Japon yine gelir:
-Kim lan buranın dayısı?
Temel:
-Benim lan ne var!
Japon:
-Gel lan dışarı!
Yine "bam güm" sesler duyulur. Japon içeri girer ve kahvedekileri aynı şekilde selamlayarak "tekvando" der. Çıkıp bakarlar, Temel ağız-burun kan içinde yerde yatıyor.
Ertesi gün Japon yine gelir:
-Kim lan buranın dayısı?
Temel, başı sargılar içinde kalkar:
-Benim ulan ne olacak?
-Gel lan dışarı!
Çıkarlar. Dışarıdan "ÇİTONNNG" diye bir ses duyulur. Temel içeri girer ve elindeki krikoyu göstererek "Toyota Kriko" der

BAS GAZA
Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre".
Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner:
-Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok...

lazlarla ruslar savaş yapıyolar. Savaşın ilk günü geride kalıyo akşam bakıyolar iki taraftanda bir kişi bile ölmemiş.Ruslar düşünmeye başlıyo ne yapalım diye.En son diyolar ki lazların en çok kullandıkları isimler hangileri. Temel, Dursun, İdris. İlk temel diye bağırırız temeller kalkar ayağa vururuz sonra dursun idris aynı şekilde vururuz diyolar.Neyse ertesi gün oluyo savaşın en şiddetli anında Temeeeel diye bağırıyo ruslar hep bir ağızdan.Temeller ne vaaaar diye kalkıyolar ayağa hepsini indiriyolar.Aradan biraz zaman geçiyo Dursuuuuun diye bağırıyolar Dursunlarda kalkıyo ayağa ne vaaaar diye. Onlarıda vuruyolar.Sonra İdriiiiiis diye bağırıyolar İdrisleride aynı şekilde vuruyolar.Lazlar geri çekiliyo tabi normal olarak.Akşam toplanıyo geri kalanlar düşünüyolar biz ne yapalım diye.Bir tane laz diyo arkadaşlar biz de aynı şeyi yapalım.Rusların en çok kullandığı isim ne.Biri diyor Viladimir tamam diyolar.Ertesi gün yine savaşın şiddetli bi anında lazlar hep bir ağızdan bağırıyolar Viladimiiiiiir diye.Ruslarda ordan bağırıyo Kim soruyoooooo.Lazlar kalkıyolar ayağa Biiiiiiizz...

HE DIYIREM


Erzurum'a bilgisayarin daha yeni yeni gelmeye basladigi zamanlara ait bir aniyi Erzurum Kültür Kurumu Ilkögretim Okulu'ndan Mansur Tikici anlatiyor...

Bir isyerine bilgisayar ve stok programi satilir. Teknik servis elemani bilgisayari isyerine kurduktan sonra stok programinin kullanimi ile ilgili bilgi verir ve ayrilir.
Aradan bir iki saat geçer, isyerinden telefon:
"Kardesim sizin anlattiginiz gibi yapirem fakat program düzgün çalismiir."
Teknik servis elemani sorar:
"Nasil yapiyorsunuz?"
"Senin anlattigin gibi."
"Hata ne?"
"Yazdigim bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmir."
"Islem basamaklarini tek tek anlatin."
"Tamam" diyor ve basliyor anlatmaya...
"Programi açirem. Malin adi bölümüne adini, adedi bölümüne adedini, birim fiyatini vb. yazirem. Hepsini yazdiktan sonra senin anlattigin gibi kayit bölümüne basirem. Ekrana bir yazi geliir:
Kaydetmek ister misiniz?

E / H yazisi çikir. Ben de diyirem Hee..."

Biraz ince olucak ama fıkra gibi birşey işte

ISTE BEN BUNA CEVAP DERIM....

İngiliz garson,Türk müşteriye: Çanakkale'de çok askerimizi öldürdüğünüz
için
sizleri pek sevmeyiz,deyince,bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde
şu
cevabı alır;
Orada ne işiniz vardı?

Temel ile Dursun ayni köyde beraber büyüyen
iki arkadas. Temel gençlik çagina gelince köyü
terk eder, Dursun köyde kalir. Yillarca haber alinamaz Temel'den.
Köyün ileri gelenleri toplanip Dusun'u çagirirlar:

- Sen Temel'in yakin arkadasisin, duyduk ki Almanya'daymis. Git
bir gör, ölümü diri mi ögren. Dursun gider ve bir süre sonra köye geri döner:

- Size bir kötü bir de iyi haberim var, der.

- önce kötüyü söyle.

- Temel **** olmus.

- Iyisi haber ne?

- Bi muamele var ...

Laz kola otomatigine gitmis, para atip dügmeye basmis ve kolasini almis. Bir para daha atmis, yine dügmeye basmis ve yine kolasini almis. Bunun üzerine heyecanla arkadaslarinin yanina gitmis ve :

- Çabuk bütün bozuk paralarinizi verin, bugün sansim çok iyi!

Buyukannesi torununu ziyarete gitmis. Kapiyi caldiginda torunu genc kiz kapiyi ciril ciplak acmis. Buyukanne bunu gorunce
dehsetle kizim bu ne kilik ? kapiya boyle cikilirmi deyince genç kız ...

- "Buyukkanne ben ciplak degilimki, uzerimde ask elbisesi var" der. Daha sonra buyukkanne evine gider ve aksam buyukbaba eve gelip kapiyi calar ne gorsun karisi karsisinda cirilciplak hanim der "Bu ne kilik boyle" diye sorunca..

Buyukkanne "Ciplak degilim uzerimde ask elbisesi var" der. Buyukbaba da ..

- "İyi ama bundan sonra utulemeyi unutma".

cocugun biri parkta elinde seker seker yiyormus yaşlı bir adam cocugu görmüş yanına yaklaşmış

- yavrum cok seker yeme bak dişlerine zarar sonra mazallah seker hastası olursun

demiş. cocuk kafasını kaldırmış adama sinirli sinirli bakıp

- benim dedem 101 yaşında ve halen yaşıyor demiş

yaşlı adam meraklı bakışlarla sekermi yerrdi demiş cocuk sinsi bi gulumsemeyle

- hayır sadece herseye burnunu sokmazdı

demiş

cocugun biri dedesini ziyarete gitmiş dedesinin balkonda oldunu ögrenen cocuk balkona cıkmış. cıktıgında dedesinin belden aşagısının cıplaak oldunu görünce şoke olmuşş bi an kelimeler bogazına takılmış kendini toplayıp
- dede bune hal demiş

-....... (deden cevap yok )

- dede iyimisin sen ne yapmaya calışıyorsun

- amaaan be yavrum gecenlerde ustum acık balkonda oturdumda boynum kaskatı olmustu. bugun böle oturamamıda dün gece annanen önerdi

Bir gün Temel bir tiyatroya gitmiş. Tam oyun başlarken çok
sıkışmış ve görevliye tuvaletin yerini sormuş. Görevli de düz git
daha sonra karşına iki kapı çıkacak sakın soldakine girme demiş.
Temel de görevlinin söylediklerini yaptıktan sonra tuvalete bakmış
ki açıklık bir alan. Herhalde modern tuvalettir bu diye hacetini gidermiş.
Daha sonra yine salona gitmiş kendi yerine oturmuş. Hiçkimseden çıt
çıkmıyor.Yanındaki adama sormuş Temel oyun başladı mı diye.
Yanındaki adamsa: Valla biz de pek bilmiyoruz bi adam geldi
sahneye kakasını yapıp gitti demiş...

ReDCoDe
05-03-2008, 06:44 PM
Kadının biri Maldivlerde bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış,
kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış lambayı.
Lambadan cin çıkmış. Kadın hemen "Üç
hakkım var değil mi?" diye sormuş.

- Tamam, tamam. Beni lambadan
kurtardın vs vs vs. . . ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma ,
üçüncü dünya ülkelerindeki düşük maaş oranları ve Güney Asya'daki Tsunami
felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakkı verebilirim, demiş.

- Evet söyle! nedir dileğin
?

Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak

- Orta Doğu'da barış isityorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyormusun?
Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını barışın tesis edilmesini diliyorum.

Cin haritaya bakmış ve dehşetle
:

- Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar.
Tamam İşimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini sanmıyorum.
Başka bir dilekte bulun.

Kadın birkaç dakika düşünmüş ve
- Hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım, bilirsin Hem düşünceli hem eğlenceli biri, mutfağı sevecek, ev işlerinde yardım edecek, yatakta kaplan, annemin
yanında kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve Sadık olacak bir erkek diliyorum,
demiş.

Cin derin bir iç
çekmiş:

- Uzat şu kahrolası haritayı ))

ReDCoDe
05-03-2008, 07:01 PM
bu fıkra değil ama fıkra gibi bir söz
umarım beğenirisniz...


BİR AFRİKALI TARAFINDAN YAZILMIŞ ...


Sevgili Beyaz Adam,

Dogarım , siyahım

Büyürüm, siyahım

Güneşlenirim, siyahım

Üşürüm, siyahım

Korkarım, siyahım

Hastalanırım siyahım

Ve ölürüm, hala siyahım



Ve sen Beyaz Adam,
Dogarsın, pembesin

Büyürsün, beyazsın
Güneşlenirsin, kızarırsın

Üşürsün,morarırsın

Korkarsın, sararırsın

Hastalanırsın, yeşilsin

Ve ölürsün, grisin
Ve hala utanmadan bana renkli dersin...

ReDCoDe
05-04-2008, 02:05 AM
Adamin biri is ariyormus. Calismak istedigi firma ile gorusmeye girmis. Sorular... sinavlar... adam berbat,hic bir iste calismasi mumkun degil. Ama torpili yuzunden bir oneri getirmeleri de sart!!!
"Marketing dusunur musunuz?" diye sormuslar.
"Nee?!!" demis adam, "daha iyi birsey yok mu?!"
"Peki, satis sorumlusu olur musunuz?"
"Olmaz" demis, "daha nitelikli birsey isterim."
"Finans isleriyle ilgilenseniz?"
"Yok daha neler, hayatta yapmam; daha iyi birsey, daha iyi birsey!!!" diye sizlanmis bu sefer.
"Peki o zaman" demisler. "size icinde hem seyahat hem seks olan bir sey onerelim."
"Hah!"diye bagirmis adam "aynen boyle birsey ariyorum. Nedir o?"
"Si**ir git."

AmeLya
05-04-2008, 11:17 PM
aloo
- fatmayla görüşecektim
- yok güzelim. dunyayı kurtarmaya gitti. son aldigi is supermeni asmis da.
- ....................

- aloo
- kemal evde mi?
- yok canim evde. bu ülkede hayat yok dedi, basti uzaya gitti.
- ....................

- aloo
- sermin sen misin?
- bilmem ki. bi dakka bekleyin aynaya bakıp geliyim.
- hönk...

- aloo
- suat nerede?
- valla en son başbakanla görüşmeye gidiyorum dedi. bi tımarhaneye bak istersen

- aloo
- sedat yok mu?
- sabah bi sarışınla otele girerken görülmüş. daha çıkmamışlar.
- ühüüüü. nalçaaaakkk.

- aloo
- kadir evde mi?
- yok kardeş. son gördüğümde dua ediyodu, bir baktık uçmuş.
- yaaaaaaaaaaa.

- Alo Naci evdemi
- Evde (ÇAAAT!)
- Alo alo
diit diit diit
................................
- Alo Kamil abi evdemi
- Evde körolacasıca hala bi iş bulamadı Allah'ın cezası
- Ee ben sonra ariyim yenge
...............................
- Alo Muzaffer bey evdemi
- Buyrun benim
- Selam dünyalı biz dostuz, ehehuhehe
- ulan genemi siz
...............................
- Alo Mustafa Beyle görüşebilirmiyiz
- Kim arıyodu
- FBI!
...............................
- Alo Mehmet oradamı acaba
- Evet
- Hımm peki Cavit oradamı
- Evet oda burada
- Peki Kenan oradamı
- Evet, beyfendi dalgamı geçiyosunuz siz
- Suphi ?
- (ÇAAAT!) diit diit diit
...........................
- Alo Muratla görüşebilirmiyim
- Bilmem daha önce hiç denedinizmi
...........................
- Alo Şeyda oradamı
- Hayır
- Neden
- Bilmem
- Ama orada olmalı
- Ama yok
- Eminmisiniz
- Hayır adım Hülya
- Çok iğrençsiniz biliyomusunuz
- Biliyorum, başka soru
- Yaş kaç Hülya
- 8 buçuk ama bir ay sonra 9 olucam
- (ÇAAAT!) diit diit diit .


BUDA YENİ GELDİ
Şoför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?
- Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni...
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......

Kadın:
- Kızım dur! Ben vereyim benim ki bozuk zaten...
Kızı:
- Aman ne olacak sanki nasılsa benimki de bozulacak, ben vereyim!
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......
Oğlum bu Eminönü'nden geçer mi?
- Yok teyze biz Taksim'e çıkıyoruz.
- Hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim.
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... ......

Yolcu:
- Abi Heykel'e çıkıyo mu?
Şoför:
-Yok abi, yanından geçiyo.
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......


Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:
- Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın?
- Ben kız değilim!
- Amaaaan ne bileyim kız mısın dul musun, uzat işte.
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......


Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı
aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi.
Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,
- Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp:
- Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi! İşte o an benim ve
şoförün bittiği andı.
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......

- Mükemmel bir yerde inebilir miyim?
Yolcunun kafası karışık sanırım, kendisi de dolmuşdakilerle birlikte
güler söylediğine şoför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama!
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......

Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Müsait bi yerde iner misiniz?
Şoför:
- Niye sen mi kullancan???
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......


Rumeli-Hisarü stü otobüsüyle Taksim'e doğru gidiyoruz. Adamın biri
Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?
Bizim şoför olaya hakim:
- Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi...
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......

İstanbul'dayiz. .. Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkıcak, elemanın
biri açtı kapıyı. İçerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4
... Eleman hala bir umut sordu:
- Kaptan, yer var mı?
Şoför de arkasını dönüp cevap verdi:
- Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım...
............ ......... ......... ............ ......... ......... ............ ......... .......


Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda
kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse
bindi.Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. Çocuklardan biri şoföre
parayı uzattı:
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?




------------ --------- --------- ------------ --------- --------- ------------ --------- --------- ------


Delikanlı sevgilisini aksam eve bırakır.Evin önünde masum bir
fısıltıdan sonra ateşlenir.Bir elini duvara dayayarak
-'Beni bir öper misin'..
Kız:
-'Deli misin evin önünde annemler görür'der..
Erkek:
'Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum...
Kız:
-'Ben de seni ama olmaz...'
Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. Bir ara aniden merdivenlerin
ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir.
Küçük kız:
-'Babam diyor ki öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmişim,o da
olmazsa kendisi gelecekmiş ama o hayvan oğlu hayvana söyle elini
Diyafon düğmesinden çeksin dedi''

ReDCoDe
05-21-2008, 11:18 PM
Karne
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

pessimist58
07-12-2008, 11:58 AM
Bir kadının kocasının işleri çok yoğunmus.Adam sürekli iş seyahatlerine çıkıyomus.Yine böyle bir zamanda kadın kocasını 3 erkekle aldatıyomus.Birincisi eve mantıyla gelmiş ikincisi eve börekle gelmiş diğeride boş gelmiş.
Bunlar eve girer grmezde kocası çıka gelmiş kadının kadın bu üçünü kışın ortasında balkona koymus yarı çıpLAK
Kadın bakmıs kocasının kalkacağı yok admlarda balkonda donacak kadın demişki yüksek sesle:
keşke bi mantı olsada yesek mant gtiren adam içeri girmiş kocasısendekimsin demiş adamda beni allah gnderdi canınız mantı istemiş demiş
kadın tekrar yüksek sesle:keske bi börek olsada yesek demiş
börek getiren dam içeri girmiş ,kocası sende kimsin demişl
adamda beni allah gnderdi canınız börek istmiş demiş
kadın diğer adam bişey getirmediği için ona çare bulamıyomus
snra birden bire 3. adam içeri girmiiş
kocası sende kimsin deyince beni allah gnderdi oşlaı almaya geldim demiş :D

ReDCoDe
07-20-2008, 11:47 PM
Birazda Namik Kemal Diyelim...

Mönü

Adamin biri Nam-i Kemal'in garsonluk yaptığı lokantaya gider. N.Kemal adamin yanina gelir ve sorar ne istersiniz Adam bizim N.Kemal'e saka yapmak icin derki Bana cacik macik daracik ....mcik getirirmisiniz. Bunu duyan N.Kemal'de lafmı yok. Adama soyle der: Bugunku mönümüzde bunlar yok. Bugun mönümuzde dalak malak kol gibi ....arak var

Asa

Ülkenin birinde Kraliçe evlenmek için bir yarisma düzenlemeye karar verir.Dünyanin çesitli ülkelerinden yarismacilar katilmaktadir tabi Türkiyeden Nam-i Kemal.Yarisma günü teker teker yarismacilar elenip veda ederler yarismaya.En son sira bizimkindedir o da girer Kraliçenin yanina.Kraliçe der ki sana üç soru soracagim bilirsen evlenecegiz.Kraliçe üzerindekini cikarir ve gögüslerini isaret ederek sorar "bunlar nedir"...
Bizimki piskin piskin cevap verir,"meme"...
Hayir der Kraliçe malesef bilemedin bunlar Everest tepeleri..
Ve göbegini isaret edip sorar bu nedir???..Bizimki yine gevser soru basittir ve düsünmeden Göbek der.
Ama yine sasirtici bir yanit Kraliçeden.Maalesef bilemedin "Kudüs'ün merkezi" der.
Ve klotunu cikarip orasini isaret ederek sorar bu nedir diye.Bizimki yapistirir cevabi hemen *m diye. "Maalesef bilemedin "Nil nehri"sende elendin" der.
Bizimki bozuk bir halde odadan cikmak üzereyken zaten huylanmistir gördüklerinden ve döner Kraliçeye söyle der."Kraliçem ben bir sey sorabilirmiyim" "tabi" der kraliçe.
Bizimki tüm ihtisamiyla cikarir seyini ve sorar "bu ne"
Kraliçeden cevap gelir hemen *ik diye.
Maalesef der bizimki bilemediniz.
Kraliçe sorar nedir peki..Ve bizimki verir cevabi "Isanin asa'si" der söze söyle devam eder.
Alsam Isa'nin asasini elime,
salsam nil nehrinin en derin yerine,
çalarken çanlar Kudüs'ün merkezinde,
uzansam Everst tepelerine..

Ananın

Günün birinde sair bir padisaha ilham perisi gelir ve baslar yazmaya;

-"Ciktim agaca yedim hamini mamini,

....?

-"Ciktim agaca yedim hamini mamini,....?

gerisi bir türlü gelmez.

Padisah geceleri uyku uyuyamaz olur siirini tamamliyamamistir bir türlü.

En sonunda ülkesinin bütün sairlerini sarayinda toplatir ama yine nafile onlarda bu misranin devamini getiremez.

Artik en son sira Namık Kemal´e gelir ve padisah baslar.

-Hadi Namık Kemal getir sunun devamini da ne istersen vereyim sana!

-Buyrun Padisahim...

-"Ciktim agaca yedim hamini mamini..."

Namık Kemal hemen devam eder;

-"Düsersen asagi görürsün *****n amini..."

Karpuz

Namik kemal,japon,alman ve ingiliz en cok kimin karpuz tasiyacagi uzerineiddiaya girerler. Jopon der ki:

-Ben iki tane tasirim koltuklarimin altina alarak.

İngiliz der:

-Bende 4 tane tasirim iki koltuk altina ikide omuzumun ustune alirim.

Alman da der ki:

-Bende bes tane tasirim herkes sasirir nasil tasirsin ya?İki tane koltuk altina,iki tane omuzlarimin üstüne, bir tanede *arragima takarim demis.

Sira namik kemal e gelir,namik kemal der

-Bende 9 tane tasirim iki koltuk altina,iki omuzlarima ,almanida ***ime takarim.

ReDCoDe
07-20-2008, 11:51 PM
Kraliçenin sorusu

ülkenin birinde bi yarışma düzenlenir üç ülke finale kalır türkiye türkde namı kemal fransa ve italya kraliçe yatak odasına geçer kim beni görünce saldırırsa o kaybeder ve ülkesini alırım der.

bunlar kabul eder ilk önce fransız gider farnsız kendini zor tutarak kazanır italyan öylesine sıra bizim nam-ı kemal e gelir nam-ı kemal orasına bakar buarasına bakar ve ne olursa olsun der karaliçeye saldırır

kraliçe sevinir ülkeni aldım diye ama bizimkinde laf mı yok aldın ama adalarını alamadın adları dışarıda kaldı der ve kazanır

Yapma Namık

Bir gun Namık Kemal bir yarismaya katilmis. Yarismanin amaci en cok kadin yapma yarisi.

Neyse 1. yarismaci baslamis

Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6..7...8

2. yarismaci

Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6,7,8..9

10...11 cok guzeeel

Neyse sira Namık Kemale geliyor

Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 oda ne Namık Kemal seyircilerin arasina daldi 15,16,17,18

Yapma Namık...

ReDCoDe
07-20-2008, 11:51 PM
Pilav...

namı kemal saraya aşçı girer. kral adını sorar namı kemal'de y*rrak der. 1 saat sonra kraliçe sorar onada am der. akşam prensees sorar ona da pirinç pilavı der. bir gün namı kemal pirinç pilavı pişirirr.kralın sofrasina servis yapar.prensees pilav çok güzel 1 tabak daha ver der.1 tabak daha 1 tabak daha derken kraliçe kızım fazla yeme dokunur der. Namık onada bişey olmaz der.


Herkes yatmaya gider namık gizlice prensesin odaya girer ve bacak arasına geçer. kız bağırır anne pinç pilavı dokunuyo der. annesi ise kızım çok yeme demedim mi tabi dokunur der.bi bakar namık var kraliçe bağırırr bey bey der am kızın bacaklarını arasında der kral gayet sakin başka neresinde olacak hanım der.kral durumu farkeder ve askerlere bağırır.yakalayın y*rrağı der.herkes çıkarıp kafasını tutar .son emir verilir vurun kafasını..!

ReDCoDe
07-20-2008, 11:54 PM
Stadyum

Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye yarışma düzenleniyor. Önce alman boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor.Spiker stadyumdaki seyircilere 2 litre diye söylüyor.Sonra fransız boşalıyor ve tam 5 litre çıkartıyor.Spiker 5 litre çıktı diyor seyircilere.Bizim Namık Kemal geliyor.Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor:

-Lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin.

Sil baştan

Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceği konusunda bir yarışma yapılıyormuş,dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış ve bizi temsilen de Namık katılmış.Her postadan sonra da duvara çarpı

atılıyormuş.Neyse alman başlamış 1,2,3 tıkanmış.İngiliz başlamış 3,5,7 o da tıkanmış.Fransız 15,20 derken o da kalmış.Bizim Namık başlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor.Bakmış kadın iş kötü,Namık'ın duracağı yok,bizimki 95.yi yaparken

'yok efendim bu 94.' diye tutturmuş.Namık:

'Olur mu hanfendi 95 oldu,burada boşuna mı çarpı atıyoruz,sayıyoruz' dese de kadın dinlemiyor

'hayır bu daha 94.'diyormuş.En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış:

'S*kerim şimdi çarpını da seni de,sil hepsini sıfırdan başlıyorum.'

namık ve timsah

Bir yarışma yapılır bir gölet içine girip timsaha ***ilmeden çıkana ödül verilir 1. yarışmacı atlar ve hemen çıkarak amına godumun timsaha ***ti beni der sıra 2. yarışmacıya gelir atlarve hemen çıkarak aynısözleri söyler şimdi sıra namıktadır ve atlar oda ne hemen timsah dışarı fırlar ve amına godumun namığı tikti beni der....

hghg
08-10-2008, 09:12 AM
Kurusun
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

Şişeleri getirdim
Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi."

Kaçanları yiyelim
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında "şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi?" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve: - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, öteki araya girmiş: - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

psmst_kafkef
08-14-2008, 12:01 PM
sağolun paylaşım için

ReDCoDe
09-01-2008, 03:37 AM
öğrenci ve profesör
Olay bir üniversitede yaşanır.Öğrenci yemekhanede boş yer bulamadığı için profesörün yanına oturur.Profesör bu durumu kabullenemez ve çocuğa: Öküzlerle kuşlar bir arada oturmaz der. Öğrenci hiç bozuntuya vermeden "O zaman ben uçayım" diyerek kalkar. Profesör durumu içine sindiremeyince öğrencinin sınavdan kalması için elinden geleni yapar. Fakat öğrenci bütün soruları ek***siz cevaplandırır. Bunun üzerine profesör sana bir soru sorucam der ve çocuğa:"Yolda karşına 2 kese çıktı birinde para birinde akıl var hangisini alırdın?" der. Öğrenci "parayı alırdım" deyince profesör "Ben aklı alırdım "der.Öğrenci karşılık verir:"Doğaldır insanın neye ihtiyacı varsa onu alır" çıldırmak üzere olan profesör sınav kağıdına "Öküz" yazarak öğrenciye verir. Odadan çıkan öğrenci bir kaç dkk sonra gelip seslenir: Hocam imza

ReDCoDe
03-01-2009, 08:30 PM
Padişah Cuma Namazı Süperr :D [ KOPACAKSINIZ ]

Padisah birgun bir ferman yayinlayarak o haftaki cuma namazinda orada yasayan herkesin bulunmasini zorunlu kilmis. Dort bir yana haber salinmis ve cuma vakti gelmis. Bizim Temel disinda butun ahali cumaya katilmis. Ertesi gun padisah sadrazami yanina cagirip sormus:

-Dunku cumaya ahaliden katilmayan var mi ?

- Evet efendim, bir kisi katilmadi. Temel.

- Tez getirin o deyyusu karsima

Temel'i bulup yaka paca padisahin huzuruna cikarmislar.Padisah,Temel ve Sadrazam kaldiginda Padisah sormus,

- Soyle bakalim neden gelmedin dunku cuma namazina ?

- Cok onemli bir isim vardi padisahim

- Himmm demek onemli bir isin vardi. Oyleyse sana olmeden once uc dilek dileme hakki taniyorum. Soyle bakalim ilk dilegini.

- Yok padisahim ben en iyisi dilek dilemeyeyim siz beni oldurun.

- Dile lan deyyus cabuk adami cileden cikartma.

- Peki. Eeee sey padisahim. Ben sadrazamin karisina hastayim, madem oyle olmeden once bir yatsam onunla.

Tabi bunu duyan sadrazam olaya siddetle karsi cikmasina ragmen, padisahin "Bosver takma kafana nasil olsa olecek" gibi sozlerinden
sonra istemeye istemeye razi olmus. Ardindan sira ikinci dilege geldiginde Temel de yine ayni naz ve padisahin azarlamasi. Sonunda

Temel ikinci dilegini soylemiş.

- Eeee sey padisahim ben sizin kariniza da hastayim,olmeden once onla da...

- Ne diyorsun lan sen (falan padisah kopurmus)

Tabii bu kez de sadrazam telkinde bulunmus ve Temel Padisahin karisiyla da... Veee sira gelmis ucuncu dilege;

- Soyle bakalim su ucuncu dilegini de bitirelim artik su isi.

- Yok padisahim soylemeyeyim, ilk ikisini soyledim ama bunu nasil soylerim bilmiyorum.

Ilk ikisinden daha kotu ne olabilir ki diye dusunen padisah kizarak

- Oglum soyle bak iskence yaptiririm, soyletirim

- Peki efendim, demis Temel ve devam etmis,

- Ben sadrazamla size de hastayim.

Ardindan kisa bir sessizlik ve Sadrazam :

- Padisahim ben sanki Temel'i namazda gorur gibi oldum. Hatirliyor gibiyim.

Padisah :

- Nasil hatirlamazsin lan essoglu essek yanimda oturuyordu.!

ReDCoDe
04-26-2009, 11:46 AM
Kim yalan soyler ?

Padisahin biri,bana yalan soyleyebilene bir kup dolusu altin verecegim!' demis.Yalancilar, hemen saraya kosusturup baslamislar yalana;''Bir kus, aslani kapip yuvasina ***urdu.'''Bunun neresi yalan?.. Kus kartaldir, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kapti mi ***urur tabii!..

Komsu ulkede bir esegi kral yaptilar!..''''Ulkenin krali, pencereden bakinirken tacini dusurmus. Tac da pencerenin altindaki esegin basina gecmis. Tac kimin kafasindaysa, kral odur tabii!..
'''Padisahim, ben gokyuzune bir ok attim. Alti ay sonra geri dondu!'''Senin ok bir agacin ustune dusmustur.Agac, sonbaharda yapraklarini dokunce, takilacak yer bulamayip yere inmistir.

'Boylece padisah, her yalana gercek bir bahane bulmus ve kimse padisaha bu yalandir dedirtememis.Ama bir gun Kayserili gelmis;''Padisahim, sen benim babamdan borc olarak bir kup dolusu altin almistin.Simdi geri almaya geldim. Yalandir dersen ödülümü ver.Yalan degil dersen borcunu ode!..''

ReDCoDe
04-26-2009, 11:47 AM
Hayatimiz vergi !

Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş.Karşısına çıkan kaplumbağa
- Tilki kardeş ne bu telaş ?
- 'Ormana maliyeciler gelmiş' demiş tilki ' Þimdi bir bakarlar bende kürk , hanımda kürk , çocuklarda kürk , dünyanın vergisini yazarlar... !

Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış . Onu telaşlı gören leylek
- Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş ? diye sormuş
- 'Maliyeciler ormanda' demiş kaplumbağa 'Bende ev hanımda ev çocuklarda ev ' yakalanırsak dünyanın vergisini alırlar !
-Leylekte hemen uçuşa geçmiş .Ağaçların üzerinden maymun seslenmiş

-Leylek kardeş ne iş ? Bu ne acele

- Vergi memurları herkese ceza yazıyormuş , bende yazlık , hanımda yazlık , çocuklarda yazlık ,vergi borcundan batarız ...
- Maymun bunu duyar duymaz bağırarak ağaçtan ağaca atlamaya başlamış. Biraz ilerledikten sonra durmuş.Kendi kendine ;

-İyide ben niye kaçıyorum ki ? demiş .Benim üstüm açık , hanımın üstü açık ,çocukların üstü açık...

ReDCoDe
04-26-2009, 11:47 AM
Kral Kim ?

Aslan, ormanda dolaşırken kurtla karşılaşır. "Söyle bakalım, bu ormanın kralı kim?" der. Kurt, "Sizsiniz efendim" yanıtını verir. Bir süre sonra aslanın karşısına tilki çıkar. Aslan, pençe atarak aynı soruyu tilkiye de sorar.
"Ormanın kralı sizsiniz" yanıtını alır. Derken aslan, file de rastlar. Kükreyerek sorar. "Kim bu ormanın kralı?" diye. Fil, hortumuyla tuttuğu gibi aslanı bir ağaca çarpar. Aslan, acı içinde şöyle der: "Ne kızıyorsun be? Bilmiyorsan, bilmiyorum de!"

ReDCoDe
04-26-2009, 11:47 AM
Titanic ve Temel

Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş, tam da Türkiye'ye tatile gideceği gün... Aksilik bu yauçağı kaçıracak; kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı?!.. . Hemen almış yerden; ve hikaye bu ya, bir bakmış ki Leonardo di Caprio'nun pasaportu...
" Ne olursa olsun artik " demiş ve şansını denemeye karar vermiş.
Çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış...
Uçmuş Türkiye'ye...
Atatürk Hava Limanı'nda görevli gümrük memurunun karşısına geçmiş..
Kim olabilir memur?
Tabii ki bizim Temel...
Almış pasaportu eline Temel, adamın ismine bakmış:
" Leonardo di Caprio ".Fotoğrafa bakmış... Bir zenci. Adama bakmış,ayni zenci...
Bir kaç şaşkın bakıştan sonra çaresiz kalan Temel öbür masaya seslenmiş,
" Ula Dursun, bu Titanik batmiş miyduu, yanmiş miyduu__? ))

ReDCoDe
05-07-2009, 10:43 PM
Karadeniz Fıkraları..

Temel tutmuş Yahudi'ye tokat atmış.
- Neden vurdun?
- Siz Isa peygamberi carmiha cermişsiniz.
- İki bin yıl önce olmuş bir şey bu.
- Valla pen yeni tuydum.

Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,
- Sigara içebilir miyim?
- Hayır, demiş Temel.
- Ama herkes içiyor.
- Onlar sormatiler ci.

Küçük Temel'e sormuşlar:
- 1881'de ne oldi?
- Atatürk toğdi.
- Peci, 1884'te ne oldi?
- Atatürk üç yaşina bastı!

Karadenizlilere niçin Perşembe günü fıkra anlatılmaz?
Cevap: cuma namazında gülmesinler diye ..

Kemal iki tane piyango bileti almış. Temel bunu görünce çok kızmış,
- Ula Çemal, Niye içi tane altun? Puyük ikramiye pi tane.


- Komiser bey, beni tutuklayın. Karıma beş el ateş ettim.
- Öldü mü?
- Hayır, hiçbiri isabet etmedi.
- Öyleyse neden tutuklanmayı istiyorsun?
- Karım beni arıyor da...

Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist ingilizce, almanca ve fransızca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
- Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti
- Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamıyo...

ReDCoDe
01-01-2010, 03:07 PM
Arabam Dışarıda

Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim agır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur. (:

ReDCoDe
03-05-2010, 10:35 PM
Bir gün bir çocuk annesine anne ben nasıl doğdum nereden geldim
diye sormuş annesi nasıl anlartsın. Baca deliğini göstermiş.
Sen oradan doğdun demiş. Çocuk gelen gidene ben burada doğdum diye herkese gösteriyormuş.
Annesi ve babası o deliği kapamaya karar vermişler.
Annesi babasından daha uzun boylu olduğu için babasının üzerine çıkmış.
Deliği kapatmaya başlamışlar. O anda evin kapısı çalmış.
Eve misafir gelmiş. Anne ve babasını sormuş.
Çocuk annem babamın üstüne çıktı benim doğduğum deliği kapatıyorlar demiş.


Şövalyenin biri yine uzun süreceğini tahmin ettiği bir savaşa çıkacak, ancak savaşa çıkmadan önce karısının v*ginasına bekaret kemeri takıyor bekaret kemerinin bulunduğu kilit kısmına ise dışardan gelebilecek herhangi bir maddeye karşıda keskin bir falçata taktırıyor falçata dışardan gelen maddeyi de kesip atıyor, buna rağmen çalışanları toplayarak p*nislerine bakıyor p*nisi en küçük olanı karısına emanet ediyor
ve kilidin anahtarını alarak savaşa gidiyor.
Uzun bir savaştan sonra geri dönüyor ve karısını sağlıklı görüyor hemen çalışanları topluyor hepsinin p*nisine bakıyor, hepsinin p*nisine ucundan 1'er 2 şer cm ke*** olduğunu görüyor ve aletin işe yaradığına seviniyor ama karısını emanet olarak bıraktığı adamın p*nisinde ke*** olmadığını görüyor daha da seviniyor,
aferin sana sezgilerim, görüşüm boşa değilmiş al sana bir kese altın ..
Adam mahçup bir vaziyette; konuşurken zorlanıyor üstelik dilinin yarısı da yok teeeeşşşeeeekkküürrr eeeedddderrrimmm şşşşööövvvaaaalllyyyemmm


Adamın biri silah dükkanına gitmiş ve satıcıya
-taramalıma bir dürbün verir misiniz
demiş. satıcı
-bunun gibi mi ?
demiş tetikçi
-evet
demiş ve devam etmiş
-peki ya ne kadar
satıcı
-3 sent
demiş tetikçi
-aldım gitti
demiş.
dürbünüyle bakarken gülmüş
satıcı
-neye gülüyorsun ver bende bakim
demiş. ve devam etmiş
-lan bu benim karı buda benim komşu ikiside çıplak napıolar lan orda
demiş ve tetikçiye
-al sana 2 kurşun adamı penisinden karıyı ağızından vur
demiş tetikçi kabul etiş ve yarım saat beklemiş satıcı
niye bekliosun
demiş tetikçi
-TEK KURŞUNLA HALEDECEMDE ONDAN demiş



Her iki kolunu yana açarak ve söylenerek
..Havacımısın
Kollarını kulaç atarak yüzme hareketi yaparken ve söylenerek
..Denizcimisin ( japon tam bu hareketi görünce denize girer tam yüzüp karşı adacığa gelecekken Amerikalı hemen bir hareket daha çeker)
Sağ elini yumruk yaparak Kolunu yukarı kaldırır ve söylenerek
..Karacımısın
Amerikalı iki elini dürbün yaparak gözlerine ***ürür ve söylenerek
..Gözcümüsün
Her sabah aynı hareketler, ta ki, 3 sene sonra;
''2 nci Dünya savaşından sonra 1948 senesinde Pasifik okyanusunda ki adalarda olduğu tahmin edilen kaybolan Amerikalı ve Japon askerlerin akibetini araştırmak üzere ortak bir heyet oluşturulur, heyette; her iki ülkeden iki general, iki albay, iki tercüman, iki gazeteci ve sağlık ekibi bulunmaktadır.
Helikopter havalanır, okyanus üzerinde dolaşırken aşağıda ki iki adacıkta birer insan olduğunu görürler ve helikopter birinin yanına iner, indikleri kişi amerikalı olduğu ortaya çıkar saç sakal birbirine girmiş vaziyettedir.
Hemen japon general 50 m uzaklıktaki japona gel anlamında işaret eder o sırada Amerikalılar birbirleri ile kuçaklaşmaktadır. Japon da yüzerek gelir ve japon generali selamlar tokalaşırlar. Amerikalı general kendi vatandaşına ve tercümanlar aracılığı ile japon a dönerek yahu adacıklar arası 50 m ya var ya yok! Siz niye birbirinizle arkadaş olarak Robinson gibi hayat yaşamadınız? Hiç olmazsa her iki adacık üzerinde bulunan ağaçlardan da faydalanarak bir sal yapar kurtulurdunuz! Japon Amerikalı ya dönerek (tercümanlar anında tercüme ederler).....
Japon asker;
Bu herif manyak!
Amerikalı asker;
-Manyak sensin ne yaptım ki ben sana?
Japon asker;
Sen değilmisin her sabah erkenden bana dönerek
Saat 9.15 de ( kollar her iki tarafa açık)
Yüzerek gelirim (Kulaç hareketi),
Sana bir geçiririm (elin yumruk yapılarak kolun havaya ya doğru hareketi),
Gözlerin faltaşı gibi açılır (ellerin dürbün yapılarak gözlere ***ürülmesi)[Only Registered Users Can See Links]


Bir iddia üzerine Sosyolog lar Se*s konusunda hangi ülke erkeği bir bayana daha centilmen ve duygusal yaklaşır diye kendi aralarında tartışırken bir yarışma düzenlerler, seçiçi kurul; bir Fransızı, bir İngilizi ve bir Türk erkeğini yarışmacı olarak seçerler, içerisi gözüken ama içerden bakıldığı zaman dışarısı gözükmeyen bir oda da çok güzel bir bayan, bir ütü masası bir ütü, 2 kadeh ve şampanya vardır, içeri girecek yarışmacılara bir takım kurallar söylenir ve yarışma başlar.
Önce Fransız odaya girer üstündeki gömleği bayana çıkartır verir, bayan gömleği alır bir güzel ütüler ve askıya asar. Fransız erkeği şarkılar eşliğinde bayanı yatağa doğru ***ürür şampanya yı patlatır kadehlere doldurur sonra sevişirler, Fransız teşekkür eder giyinir ve odadan çıkar, Dışardakiler Fransızı hararetle alkışlarlar ve Jüri heyeti 10 üzerinden 10 verir.
30 dakika sonra İngiliz odadan içeri girer, gömleğini çıkartır, asar ve bayanı yatağa ***ürür. Sevişirler ve işleri bittikten sonra bayan, İngiliz in gömleğini ütüler ingiliz gömleğini giyer ve şampanya patlatır beraberce birer kadeh içerler. İngiliz de alkışlar arasında dışarı çıkar 10 üzerinden 9 almıştır.
Bir yarım saat sonra Sıra bizim Türk e gelir odaya girer, gömleğini çıkartır bayan gömleği ütülemeye başlar başlamaz bir yandan şampanyayı patlatır, arkasına geçer ve bayanın eteğini kaldırır, bayan ütüsünü yaparken bayanı be*erir, bir yandan da şampanyayı bitirir, üstünü giyer ve odadan dışarı çıkar.
İzleyenler donup kalmıştır Jüri heyetindeki Türk temsilcisi bile bu olaya anlam verememiştir, yuhlar arasında sen manyakmısın be adam! ne yaptın? nasıl centilmenlik duygusallık bu!
Türk erkeği;
- Bizim oralarda zevkle çalışanı şevkle s*kerler!



Bir gün bütün milletlerden birer kişi toplanmış içki içiyorlarmış. fransız atlamış lafa ; yha bizim fransızlar bir araba yapıyor kız gibi binmeye kıyamazsınız,iranlı demişki; yha bizim bir halılarımız var dokuyan kadınlar kör oluyor,amerikalı atlamış, bizim bir silahlarımız var acayip bişey nokta atışı yapabilirsiniz, rus demişki bizim bir kadınlarımız var bebek gibi s*kmeye doyamazsınız italyan atlamış bizim bir evlerimiz var saray yavrusu, ingiliz demişki bizim bi kgb ajanslarımız var dünyada sinek uçsa haberimiz olur demiş, sıra temele gelmiş temel demişki, arkadaşlar bizim türkler çok delikanlı adamlar alırlar amerikalının silahını atlarlar fransızın arabasına çekerler rus'un karısını ***ürürler italyalının evine yatırırlar iranlının halısına orda çatur çutur s*kerler değil kocasının kgb nin bile bi s*kimden haberi olmaz demiş

ReDCoDe
04-21-2010, 09:24 PM
Temel ile Dursun Amerika da yaşarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar.
Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar.
Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış.
E bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş.
Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş.
Tabii ikisi de şaşırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmişler. Ertesi gün gazetelerde manşet :
"Dünyanın en büyük Sperm Bankası soyuldu!..

ReDCoDe
10-08-2011, 01:18 AM
Çalı Tohumu Fıkrası

Nasreddin Hoca parasini geri istemek icin defalarca kapısını çalan
alacaklısına kapıyı açmış.
-Yakında, demiş, yakında paranı ödeyeceğim.
-Ne zaman?
-Dinle bak...Bizim duvar kenarına yol boyunca çalı tohumu ektim.
-Ve?
-Ve tohum ilkbaharda yeşerecek ve çok çalımız olacak...
-Evet, suphesiz! Sonra?
-Bu caddeden cok koyun sürüsü geçer. Geçerken, gecen koyunların yünleri
çalılara takılacak. Ben de yünleri toplayacagim. Bizim hanim bunlari
eğirip ip yapacak. Sonra gerisi kolay! Ben de pazara ***urup satacagim ve
parani geri odeyeceğim. [Only Registered Users Can See Links]
Adam bu saçma plan uzerine kahkahayı basar. O zaman Hoca, demişki;
-Parayi avucunda hazir hissedince nasıl da gülersin, degil mi, seni
köftehor seni..